Aman.Be: Türk ögrenci forum'u - Forum Turkse studenten Aman.Be: Türk ögrenci forum'u - Forum Turkse studenten
Genel Izleyici
 
* Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 20 May, 2012, 00:06:32

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: BELCIKA'DA KI TÜRKLER'IN EGITIM SISTEMINDE YERI  (Okunma Sayısı 4060 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


Share

elaman
aman bey
3de Bachelor
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Yer: Leuven
Mesaj Sayısı: 1818



« : 02 Nis, 2008, 20:28:17 »

TÜRKLERİN BELÇİKA EĞİTİM SİSTEMİNDE YERİ

Belçika'nın Fransızca konuşulan kesiminde (Valonya ve Brüksel) 27000 Türk genci yaşamaktadır (3-24 yaş). Bir o kadar genç de Flaman bölgesinde bulunmaktadır. Halen bunların 19000'i ülkenin Fransızca konuşulan güneyinde, 17000'i ise ülkenin Hollandaca konuşulan kuzeyinde bir okula devam etmektedirler. Valonya ve Brüksel'de 3000 çocuk anaokullarına, 8000 öğrenci ilkokullara, 7000 genç ortaokul ve liselere, 400 kadar genç de yüksek öğrenime devam etmektedirler. Flaman bölgesinde bu sayılar sıra ile 4000, 8000, 5000 ve 200 olarak belirlenmiştir. Bu gurubun eğitim derecelerine göre % 40-50'lik bir bölümü kızlardan oluşmaktadır. Eğitim sistemindeki Türk öğrencilerinin sayısı 1970'lerin başından beri büyük bir artış göstermiş, neredeyse ikiyle katlanmıştır. Bu artışın hızında belirgin bir yavaşlamanın hissedilmesine rağmen, daha bir kaç yıl süreceğe benzemektedir. Türk öğrencilerinin aşağı yukarı % 4'ü özürlü okullarına devam etmektedir. Bu oranı Belçikalı özürlü gençlerin sayısı ile karşılaştırırsak (% 2), iki katı daha yüksek olduğunu ve 1974'ten bu yana artmakta olduğunu gözleriz. Belçika'da Türk çocuklarının ancak bir bölümü anaokul eğitiminin tamamını (üç yıl) izlemektedir. Kaldıki bunların üçte birinin devamsız olduğu tespit edilmiştir. 1991'de yapılan bir anket sonucu, Türk çocuklarının üçte ikisinin ilkokulda en az bir kere sınıfta kaldığı gözlenmiştir. Bunların % 25'i diploma alamazken, ortaokullara devem eden gençlerin % 60'ı meslek okullarına kayıtlıdır, % 40'ı en az bir defa sınıfta kalmıştır. Gençlerimizin ancak yarısı orta öğrenim diploması alabilmektedir. Liseyi bitirenlerse üçte biri aşmamaktadır. Her elli gençten ancak biri yüksek öğrenime kayıt yaptırmakta ; bunların da ancak yarısı eğitimlerini tamamlayabilmektedir.
 

ANAOKULU EĞİTİMİ VE SORUNLARI

Belçika'da eğitim sistemi 2,5-6 yaş çocuklarına seslenen anaokulu ile başlar. Eğitim yaşanılan bölgeye göre Fransızca, Hollandaca veya Almanca yapılır. Anaokulu mecburi eğitime dahil değildir. Ancak, 3 yaşından itibaren Belçikalı çocukların hemen hepsi (% 98) ücretsiz olan anaokulularına devam ederler. Anaokulunu izlemeyen veya devamlı izleyemeyen çocukların ilkokulda başarı düzeyinin düşük olduğu gözlenmiştir. Türk çocuklarının anaokullarındaki varlığının son yıllarda artmasına karşın, ilgili yaş grubunun ancak % 80'i gerçekten eğitim görmektedir. Devamsızlıklar haliyle eğitim kalitesini etkilemektedir ve yabancı dil öğrenimini zorlaştırmaktadır. Türk çocuklarının genel olarak eğitim alanındaki sorunlarının bir bölümü, anaokul çağındaki devamsızlıklarından kaynaklanmaktadır. Kimi aileler, anaokullarını sadece bir bakımevi veya yuva olarak görmektedir. Bu bağlamda aile, anaokullarının eğitim ve öğretim işlevlerini gözardı etmektedir. ∑üphesiz okul, göçmen çocuklarının sosyalleşme ve uyum sürecinde temel kurum olarak görülmelidir. Ancak göçmen ailelerin uyum sürecini şekillendirebilecek bir eğitim siyasetinin yokluğu, Belçika'daki göçmenlerin uyum bilincini de zedelemiştir. 1997 yılında Liège Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada göçmen aillerinde ilkokul öncesi eğitime başlama yaşının ailenin yapısıyla ilişkili olduğu gözlenmiştir. Kalabalık ailelerin çocukları diğerlerine oranla daha geç okula başlamaktadırlar. Ayrıca, Türkiye'de doğan çocukların Belçika'da doğanlara göre anaokuluna daha geç başladıkları bilinmektedir. Kendileri eğitim görmemiş ana-babaların çocukları diğerlerine göre okula geç başlamaktadırlar. Annenin yaşının, ilk çocuğun okul eğitimine başlama yaşıyla ilişkisi vardır : annenin yaşı ne kadar gençse çocukta o denli geç eğitim alacaktır. Yabancı dil bilgisi kıt olan ana-babaların çocukları anaokuluna geç başlamaktadırlar. Türk ailelerinde, anaokullu çocuklar genellikle babaları tarafından okullarına götürülmektedirler. İş sahibi babalar çocuklarını anaokuluna diğerlerine göre daha erken yaşta ve hergün daha erken saatlerde bırakmaktadırlar. Babanın bu rolünü çalışmayan anne üstlendiğinde çocuklarda devamsızlık oranı büyümektedir. Belçika'da ev ve meslek sahibi olmuş ve bu memlekete uzun zamandır temelli yerleşmiş göçmen ailelerinde, ilkokul öncesi eğitim dahil, öğrenime genel olarak verilen önem büyük olmakta ve bu çocukların okula devamına olumlu olarak yansımakta. Kısaca, velilerin iş hayatı ve akşam yatma, sabah kalkma saatleri, okullu çocukların eğitim kalitesine etki edebilmektedir.

Liège'de yapılan ankette, öğrenci, öğretmen ve velilerin ilişkilerine dikkat edilmiştir. Değerlendirme sonucunda, Türk velilerin ancak yarısının çocuklarının öğretmenleri ile devamlı ilişki içerisinde oldukları anlaşılmaktadır : bu velilerin okuldaki toplantılara katıldıklarına işaret edilmektedir. Özellikle annelerin okullarla ilişkilerinin daha yoğun olduğu görülmektedir. Kimi anneler gerektiğinde öğretmenlere yardım edebilmekteler. Görüldüğü gibi anneler, okulla aile arasındaçok önemli  bir kenetlenme unsuru olabilmektedirler. Bu göçmen kadınların yabancı dil bilgisi konusunu gündeme getirmektedir. Okul ve göçmen aile, ilişkileri sayesinde karşılıklı olarak birbirlerinden neler bekleyip birbirlerine neler getirebileceklerini anlayabilirler. Anlaşmanın olumlu etkileri çocukların eğitimdeki başarısına yansımaktadır. Okullar ve aileleri yaklaştırmaya çalışan projelerin mutlaka desteklenmesi gerekmektedir. Velinin öğretmenlerle temasında, uzlaşmayı sağlayacak belirli bir dil birikimine ihtiyaç vardır. Bununla birlikte Fransızca veya Hollandaca bilmeyen velilerin de eğitimcilerle uzlaşabildiği gözlenebilir. Nitekim Türklerin yoğun olarak bulundukları kimi mahallerde, okul yöneticileri, öğrencilerin velileri ile sağlıklı ilşkiler kurulmaya özen göstermektedirler. Aile ile okul arasındaki sosyal ilişki, dil bilmeyenler için komşular, tercümanlar aracılığıyla kurulabilmektedir. Göçmenler arası yardımlaşma, Belçika'ya yeni yerleşen ailelerin da kaynaşmasına destek olmaktadır. Okullarda gerçekleştirilen velilere yönelik etkinlikler (dil kursları, toplantılar, gösteriler, günler, vs.) iletişimi kolaylaştırdığı kadar, velilerin okulla bağdaşlaşmasını sağlamaktadırlar.
 

İLKOKUL EĞİTİMİ VE OKULDA BAŞARI

Son yıllarda yapılan araştırmalar, Türk çocuklarının Belçika'da ilkokulda başarısız olduklarını göstermiştir. Bu öğrencilerin % 60'ı ilköğrenimleri sırasında en az bir kez sınıfta kalmaktadırlar. Aynı oran, Belçikalı öğrenciler arasında % 20'dir. İlkokul döneminde başarısızlıklar, fransızca konuşulan Valon bölgesinde daha yoğundur. Aynı bağlamda araştırmalar, Belçika doğumlu Türklerin, Türkiye'den gelenlere oranla, daha başarılı olduğunu ıspatlamışlardır. Türk çocuğunun okuldaki başarısızlığı en önce eğitimin verildiği dili yeterince bilmemesinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca, psikolojik açıdan, iki "dünya", iki kültür ve hatta iki lisan arasında ikileme giren çocuk, şüphesiz sorunlu bir kimlik geliştirebilmektedir. Dolaysıyla gerek okulu ve gerek ailesi ile yaşadığı kültür çatısmalarının eğitimdeki başarısına darbe vurması olasıdır. Bunun yanında, göçmen ailelerinin yaşayabileceği ekonomik sıkıntılar, başarısızlığı körüklemektedir. Belçika eğitim sistemi, tarihi boyunca, kendisine fırsat eşitliğini, fikir özgürlüğü ve sosyal adaleti bir ideal olarak belirlemiştir. Ancak, bu sistem farklı kültürlerden gelen göçmen gruplara hizmet götürmekte zorlanmakta, başarısızlığa uğramakta ve eğitim alanında ayrımcılığa neden olmaktadır. Örneğin, 90'lı yıllarda toplanan Belçika Sosyal Alanda Çalışan Türkler Birliği üyeleri araştırmalarında, kırsal kesimden gelen Türk ailelerinin, Belçika eğitim kurumlarından çekindiklerini ; burada endişe ve arzularını yeterince dile getiremediklerini gözlemiştir. Ayrıca, 1970'lerde Belçika'ya göç eden Türklerin üçte bir gibi önemli bir bölümünün okula gitmemiş olduğunu anımsamak anlamlıdır. Aslında Belçika okulları ve göçmen veliler arasında yok diye bileceğimiz kadar az olan ilişkiler bu karşılıklı dışlanma gerçeğine ışık tutmaktadır.
 

BELÇİKA'DA TÜRK DİLİ VE KÜLTÜRÜ EĞİTİMİ

Belçika'da Türk dili eğitimi, Avrupa Konseyinin karaları doğrultusulda, azınlık dilleri eğitim programları bünyesinde hayata geçirilmektedir. Dersler, Türkiye'den gelen ve T.C.'nin görevlendirdiği öğretmenler tarafından verilmektedir. Bu öğretmenler, altı yıl kadar hizmet verdikten sonra Türkiye'ye geri dönmektedirler. Aralarında yabancı dil öğrenen ve Belçika eğitim sistemine intibak edenlerin sayısı azdır. Verilen dersler, genellikle Türkiye'de izlenilen müfredata sadıktır ve Avrupa'da yaşayan gençlerin gündemine uygulanması şarttır. Dersler akşam saatlerinde, kısıtlı bir çerçeve içerisinde verilmektedir. Belçika okullarının bu dersi bünyelerine ciddi bir şekilde entegre etme arzusunu gösterdikleri söylenemez. Bu yetersizlikleri gidermek için halen kimi çalışmalar yapılmaktadır. Bunlara Avrupa'da eğitim görmüş Türk asıllı eğitim ve dil uzmanlarını ortak etmek gerekmektedir. Diplomatik kanal aracılığıyla elde edilen bilgilere göre, bugün Belçika'da 8000'e yakın Türk öğrencisi Türk dil etkinliklerine katılmaktadır. 150 kadar Türk eğitmen bu alanda hizmet vermektedir. Çalışmalar, özellikle Türk çocuklarının yoğun olduğu mahallelerde gerçekleştirilir. Türkçe derslerinden faydalanan en büyük öğrenci kitlesi ilkokulda okumaktadır. Ayrıca ana ve orta okullarda da Türkçe dil dersleri verilmektedir. Belçika'nın üç büyük üniversitesinin (Liège, Gand, Brüksel) eğitim müfredatlarına Türk dil etkinliklerini dahil etmiştir. Ancak bu ek programlar Türkçe öğretmeni yetiştirmek için yeterli değildir.

Brüksel üniversitesinin gerçekleştirdiği bir ankette, Belçika'da doğup büyümüş Türk gençlerinin % 80'inin Türk dilini rahatlıkla konuşup, okuyup yazabildiğini göstermektedir. Bu başarıda ailelerin payı büyüktür. Ancak aynı gençlerin yaşadıkları bölge dilini bilme dereceleri nispeten düşük olabilmektedir : gençlerin % 66'sı bu alanda hiçbir zorluk çekmediklerini söylemekteler. Fransızca veya Hollandaca dışında başka bir yabancı dil bilen Türklerinin gençlerinin sayısı çok azdır. Belçika'daki Türk gençlerinin hemen hepsi Türk yazılı basınını ve televizyonlarını izlerken, ancak % 60'ı aralıklı olarak Belçika basınını okumakta. Bu veriler öğrencilere birden çok dili birden öğretmenin yollarını aramanın önemini gündeme gertirmektedirler. Anadile verilen önem, yabancı dilleri öğrenmenin temel anahtarı olduğu gibi, aynı zamanda kültürel uyuma atılan bir adımdır. Ancak, yaşanılan memleketin dilini veya dillerini iyi bilmek sosyal ve ekonomik uyumun anahtarıdır. Böylelikle iki dil, iki kültür arasında geliştirilen mantık unsuru bireysel entegrasyonu kolaylaştıracak bir güç, bir seçkinlik olacaktır.
 

ÖZÜRLÜ EĞİTİMİ VE SORUNLARI

Belçika'da özel eğitim hizmetleri, fizik veya zihinsel özürlü çocukların devam ettiği öğretim müfredatlarıdır. Bu okullar, ana, ilk ve orta düzeydedir. Bu okullara giden çocukların yaklaşık % 70'i, başarısızlıkla sonuçlanan ilkokul eğitimi sonucunda, özel eğitime, 9-10 yaşına doğru gönderilir. İstatistikler yaklaşık 1500 Türk çocuğunun özel okullara devam ettiklerini tesbit etmiştir. Bu oran, ilkokul öğrenimi gören toplam öğrencilerin 4,7'sidir ve aynı öğrenimi gören Belçikalı çocukların oranının iki katıdır. Bu göçmen çocukların yarıdan çoğu (% 55) ilkokula devam etmektedir. Özel (spécial) orta öğrenim öğrencilerinden % 59'u Flamanca, % 41 ise Fransızca konuşan bölgede okumaktadır. Özel ortaokullardaki Türk çocuklarının ancak % 30'u kız çocuklarıdır. Başarısız öğrenciler, fakir mahalle okullarına ve bu okulların meslek eğitimi bölümlerine doğru kaydırılmaktadırlar. Kimi zaman yaşanan öğrenim zorlukları, kimi öğretmenlerce güya kötü aile eğitimine, sözde akraba evliliklerine ve hatta çocukta gözlendiği sanılan kalıtımsal, ruhsal ve zihinsel bozukluklara dayandırılmaktadır. İlkokulun ilk yıllarında zorlanan sağlıklı bir çocuk, kendisini bu şekilde özürlü okullarında bulabilmektedir. Yabancı ailelerin yaşam koşulları hakkında genelde bilgisi az olan ve önlerindeki vakaları salt birer Batılı gözü ile algılayan öğretmen ve psikologların önerileri ile -haklı veya haksız olarak- en başarısız öğrenciler belki de bir daha hiç çıkamıyacakları özürlü okullarına sevk edilmekteler. Bu, kimi "sorunlu" öğrencileri okul dışı bırakırken, adı geçen merkezlere ve halen boşalmaya yüz tutmuş kimi özürlü okullarına yeni "müşteriler" yaratmaktadır. Bu arada, okullardan gelen öneriyi geri çevirebileceğinin bilincinde olmayan veliler, çocuklarını "deli okulu" dedikleri bu kurumlara göndermeye boyun eğmekte, kimi zamansa, bu durumu çocuk parasını arttırdığı için kabul etmektedirler. Türk çocuklarının karşılaştığı öğrenim zorluklarının büyük bir kısmına dil yetersizliğinin ve uygulanan klasik eğitim yöntemlerinin neden olduğu düşünülürse, sonucun en başta normal okullardaki eğitimin kalitesini arttırmaktan geçtigi görülür.
 

ORTA ÖĞRENİM VE MESLEK SEÇİM SORUNLARI

Belçika'da orta öğrenim kurumları 18 yaşına kadar zorunlu öğrenim öngörmektedirler. Altı yıllık bir eğitim verirler. Eğitim ücretsizdir ve Devlet okullarının yanısıra özel (libre) teşebbüs okullarda da verilebilmektedir. Özel sektör okullarınIn hemen hepsi Katolik okullardır. Eğitim üç ana daldan oluşur : genel eğitim, teknik eğitim ve meslek eğitimi. Genel olarak bunlardan ilki üniversiteye, ikincisi yüksek meslek okullarına, üçüncüsü ise direkt olarak iş pazarına açılırlar. Arzu eden meslek okulu öğrencileri eğitimlerini bir yedinci teknik sınıf okuyarak tamalayıp, yüksek okullara gidebilirler. Her sektörde sayısız bölümler bulunmaktadır ve hemen her meslek okulda öğretilebilmektedir. Eğitimlerinin bu safhasında yapacakları seçim, öğrencilerin ilerideki meslek hayatını büyük ölçüde belirleyecektir. Orta okul ve liselerde yönlendirme sorunu Türk öğrencileri ve ailelerinin başlıca sorunlarından biridir. Belçika'da orta öğrenim kurumların % 20'sini yabancı öğrenciler oluşturmaktadır. Ancak, bu oran klasik genel eğitim kurumlarınnda % 15'lere düşmektedir. Teknik meslek liselerinde okuyan yabancı asıllı öğrencilerin oranı ise % 30'ları aşmaktadır. Bu değerler uluslara göre değişim göstermektedir. Bilinen gerçek Belçikalıların teknik okullara ve meslek eğitimine rağbet etmediğidir. Bunların ancak % 10'u bu tip okullara gitmektedir. Buna karşın, Belçika'daki gençlerimizin yaklaşık % 70'i teknik okullara ve meslek okullarına yönlendirilmektedir. Bu şekilde vasıfsız olarak meslek okullarından ayrılanlara çoğu iş kapıları kapanmaktadır. İlköğrenim diplomasını alamamış Türk gençleri için aslında orta okulda bölüm seçimi diye bir sorun yoktur : zorunlu olarak profesyonel meslek eğitime yönlendirilirler, birbirilerini izleyerek kümelenir ve o oranda orta öğrenimi bitirme sanslarını azaltırlar. Kendilerine seçim hakkı tanınanların çoğunun bilinçli bir seçim yapmadığı ve "daha yakın", "daha kolay", "arkadaşı orada" olduğu için bugün iş pazarında fazla ihtiyaç duyulmayan dallara yöneldikleri gözlenmiştir. Velilerin de okul seçme alanında bilgisizlikten duyarlı davranmadığı gözlenmektedir. Bu durumda, diploma alanlar da iş bulamamakta ve ailelerin okula olan küskünlüğünün biraz daha artmasına neden olmaktalar. Aynı durum kimi yüksek okul bitirmiş gençler için de geçerlidir : öyleki bazı aileler sabit iş bulamayan üniversitelilerin düşük gelir durumlarını örnek vererek, eğitimin gereksiz olduğu kararına varmaktadırlar.

Belçika eğitim mevzuatında herkesin her çesit okulda eğitim hakkının olduğu belirtilmiş olsa bile, kimi okullardaki uygulamalarda gözle görülür bir ayrımcılığın yaşandığı bilinmektedir. Yabancıların yoğun olduğu bölgelerde okulların kalitesi düşüktür ve göreceli olarak az yatırım alırlar. Bu okullardan çıkan gençlerin diğer okullara uyumu oldukça güçtür. Üstelik prestijleri lekelenmesin diye, kimi tanınmış okullara başvuran yabancı gençler caydırılmaya çalışılmaktadırlar. Özel okul konumunda olan bazı serbest Katolik okullar dışlamayı sistematik bir hale getirmişlerdir ; özellikle Flaman bölgesinde, "kara okullar-ak okullar" ayrımcılığını körüklemektedirler.
 

YÜKSEK OKUL VE ÜNİVERSİTE ÖĞRENİMİ

1982-1983 öğretim yılından beri, Belçika'da yüksek okullarda okuyan göçmen Türk öğrenci sayısında gözle görülür bir artış kaydedilmektedir. Bu artış Fransızca eğitim veren yüksek okul ve üniversitelerde daha belirgindir. Örneğin, üniversitelerde Türk öğrenci sayısı 1971-1993 döneminde 113'ten 478'e yükselerek 4 katına çıkmıştır. 1993-1994 öğretim yılından sonra, Türk öğrencilerinin Flaman ve Valon üniversitelerindeki sayıları tabiyet değişimleri yüzünden giderek azalmaya başlarken, çifte vatandaşlık sahibi Türk öğrencilerin sayısının hızla arttığı tahmin edilmektedir. Yüksek okullarda ve üniversitelerde okuyan Türk öğrencilerinin % 40'ını kızlar oluşturmaktadır. Bu oran, üç yıllık kısa programlarda (uygulamalı sosyal bilim ve eğitim okulları) % 46'dır. Üniversite dışında teknik meslek yüksek okullarında Türk öğrenciler arasında kızların oranı sadece % 29'dur. Türklerin daha çok Flaman bölgesinde bulunmalarına rağmen, Fransızca konuşulan bölgelerde yüksek öğrenime katılım ve başarıları daha yüksektir. Türk öğrencilerinin hangi eğitim dallarına yöneldiği sorusuna karşılık olarak kız öğrencilerinin yarısının tıp eğitimini seçtiğini söyleyebiliriz. Erkeklerde tercihler daha çok ekonomi, uygulamalı iktisad, uluslararası ticaret, siyasal bilimler, vs., gibi dallara yönelmektedirler. Mühendislik eğitimi, hukuk, fen bilimleri ve sosyal içerikli dallar (buna eğitim fakülteleri dahildir), genç Türklerin fazla ilgisini çekmemektedir. Üniversiteye giden Türk öğrencilerinin başarısızlık oranı yüksek olmasına rağmen okulu terk etme gibi davranışların azalmaya yüz tuttuğunu gözlemekteyiz. Zorlanan öğrenciler artık başka dallara geçiş yapmaktadırlar. Sonuçta, yüksek öğrenime kayıt yaptıran Türk talebelerden % 70'i her hangi bir yüksek eğitim kurumundan mezun olabilmiştir.


Kaynak: "BELÇİKA'DA  TÜRKLERİN 40 YILI (1964-2004): SORUNLAR, GELİŞMELER, DEĞİŞMELER" Dr. Altay A. Manço,
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Ayarlar
Radyo
Son 10 Yaygaralar:
Dün 16:27:06
uggugg bootsugg boots australia
Dün 16:27:01
A. Lange & Sohne watchesReplica A. Lange & Sohne watches
Dün 16:26:56
tiffanytiffany jewelrytiffany onlinetiffany & co
Dün 16:26:51
Advent batterycheap Advent battery
Dün 16:26:46
evening dresseswedding gownsevening gowns
Dün 16:26:41
tiffanytiffany & cotiffany cotiffany jewelry on sale
Dün 16:26:36
Cartomizer E-CigaretteElectronic Cigarette
Dün 16:26:31
full lace wigswigs wigs stroewigs online
Dün 16:26:26
Miu Miu bagMarc Jacobs bagLoewe bagJimmy Choo bag
Dün 16:26:20
Replica WacthesA. Lange & Sohne watches
Takvim
Günün filmi
Üye
Toplam Üye Sayısı: 1319
En son: oworowjuli
İstatistikler
Toplam Mesaj Sayısı: 33093
Toplam Konu Sayısı: 2296
Bugün Online: 147
Tüm zamanlar Online: 697
(05 May, 2012, 16:24:45)
Online Üyeler
Kullanıcılar: 0
Misafirler: 133
Toplam: 133
Haberler
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.3 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

TinyPortal v0.9.8 © Bloc


XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM
Bu Sayfa 0.524 Saniyede 29 Sorgu ile Oluşturuldu