|
billions
|
 |
« : 09 Eki, 2007, 15:30:51 » |
|
Verilen mesaj açıktı;
”10.Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in görev süresi dolunca yerine seçilecek 11. Cumhurbaşkanını AKP belirleyecek.Bu iş için hiç kimseyle görüşmeye,uzlaşmaya,kimseye danışmaya gerek görmüyoru(m)z,kimi istersek O’nu seçtiriri(m)z. Muhalefetmiş, basınmış,üniversitelermiş, sivil toplum Kuruluşlarıymış,yüksek yargı,ordu hepsi vız gelir.” Bilinen olayların sonucu gösterdi ki 2 kere 2 dört etmedi bu sefer.Meclisteki sayısal çoğunluğun da,tüm iç ve dış baskıların da geçerli hukuğu altetmeye güçleri yetmedi ve AKP.11.Cumhurbaşkanını istediği yol ve yöntemlerle seçtiremedi.burada hukukçu Sabit Kanadoğlu’nun adını anmadan geçmeyelim.Oldum olası siyasetin de sosyal gelişimin de sık sık karşılaştığı bu durumdan habersiz politikaların kazalara uğraması kaçınılmazdır.Başa gelen böyle bir kazadan ders alması gereken akıllı siyaset aynı yanlışta ısrarını sürdürürse,ya rakibini-rakiplerini tamamen siler sindirir veya kendi başını yer rakipler onu siler sindirir.Her iki durum da demokrasinin ilkeleriyle bağdaşmaz.Gidiş o istikamette görünüyor.Her iki olasılık da neticede toplumların ilerlemesine gelişmesine sayısız engellemeler getirecektir.Uğranılan yenilgiden ders alınmak yerine o hırsla önü arkası hesaplanmadan çıkartılan bir kanunla “anayasa değişikliğine” gitmek,mevcut parlamenter sistemle uyuşmayacağı kesin bilinen Cumhurbaşkanlarının halkın oyları ile seçilmesi yöntemini getirmek istediler.Her şeyi hep çok iyi bildikleri için yapılan eleştirilere kulaklarını ve gözlerini kapayıp 11.Cumhurbaşkanının da bu halkoylamasından geçen anayasa değişikliğine göre seçileceği maddesinin getireceği durumu hesap edemediler.
Yeni meclis 11.Cumhurbaşkanını seçti.Yine AKP’nin ısrarla arkasında durduğu 21-Ekim referandumundan %51 evet oyu çıkarsa kanuna göre “5 yıllık süre için 11.Cumhurbaşkanının seçimi”için halka gidilecek.
“Haaa!!!anladııım!”dediler ama işin içinden çıkmak artık bir hayli zorlaştı.Kuyuya atılan taşı çıkarmak için ne kadar akıllı gerekli;veya”bizde demokrasinin tarifi de uygulanmasının yöntemi de budur”denerek mi sonuçlanacak hep birlikte göreceğiz.
Mecliste ezici çoğunluğu bulunan AKP.istediğini yaptıramamanın hırsıyla yasa çıkarmış; anayasa değişikliği yapmak istiyor. Cumhurbaşkanı, anayasa değişikliğinin halkoylamasına sunulmasına karar vermiş. Resmi Gazete'de yayımlanmış. Süreç başlamış. Seçim takvimi açıklanmış ve yürürlüğe girmiş. Gümrük kapılarında oy verme işlemine geçilmiş.Şimdi araya girerek oy verme işlemi başlamış bir seçim sürecine müdahale edip halkoyuna sunulan metni değiştirecekler.
Ben oyumu devletin resmi organlarınca beyan edilen Anayasa değişiklikleri için gümrük kapılarında kullanmışsam,hele ki 11.Cumhurbaşkanı için halka gidilsin önerisi için “evet” demişsem benim tercihen oy kullandığım bu maddeyi şimdi değiştirmeye kalkan kafayla,
“siz isterseniz hilafeti bile geri getirirsiniz”kimilerinin demokrasi yıldızı Adnan Menderes zamanın Demokrat Partisi Meclis Gurubunda milletvekillerine alenen söylemişti;
“Bu anayasayla ülke idare edilemez”1961 anayasası için S.Demirel söylemişti; veya,
“Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz”1982(Cunta)Anayasası için T.Özal söylemişti;
diyen kafalar arasında ne gibi demokrasi kültürü farkı var?
Gümrük kapılarında oylamaya başlanmış ve 21 Ekim'de de Türkiye'de oylamaya sunulacak metinde yapılacak tek bir harf değişikliği bile demokrasiye aykırıdır,müdahaledir.
Halkoylaması ya aynen yapılmalı ya da tümden kaldırılmalıdır. Aksi durumda şimdiki siyasi kadrolar (iktidar ve muhalefet)Türkiye'yi demokrasinin "ben yaptım oldu" mantığının mevzi tuttuğu belirsiz zeminlere sürüklemiş olacaklardır.
1920’den başlayarak dört kez Anayasa değişikliği gerçekleştiren,defalarca maddeleri üzerinde tadilata gitme ihtiyacı duyulan bir ülkede bu konuda bari biraz tecrübe edinilip dersler alınması gerekmez miydi?
Anayasa değişikliği,içeriği,hazırlanışı,tartışılması olmazsa olmaz zeminleri,halk oylaması v.s.daha ayrı konular. Onları da başka zamanlarda konuşmak üzere.
Z.Ö
|