Cengiz Aslan�ın oğlu Alp�in cenaze töreni için Fatih Camii�ndeyiz. İstanbul�un tüm tanıdık yüzleri cami avlusunu doldurmuş, Aslan çiftine baş sağlığı dilemek için bekliyor. Derken öğle namazı sona eriyor. Fatih Camii cemaati cenaze namazını da kılmak üzere avluya doğru yürümeye başlıyor.
Teşvikiye Camii�nin �yumuşak� görünümlü ahalisine alışan taziye kalabalığının birden yüzü değişiyor. Çünkü avluya doğru yürüyen kalabalığın büyük bölümü cüppeli, sarıklı. Kiminin neredeyse beline kadar uzamış simsiyah sakalları var. Ortalığı garip bir gül yağı kokusu sarıyor.
Ancak kalabalık asıl şoku bu garip kıyafetli cemaatin �Şu kadınları çekin yolumuzdan, namaz yerine gidemiyorum, nedir bu böyle, haydi çekin şunları� diye bağırmalarıyla yaşıyor.
Üstelik cami cemaati kadınlardan yüzlerini çevirerek, etraftaki erkeklere veriyorlar bu buyrukları �Çekin şu kadınları� diye. Bir İstanbul hanımefendisi, başına örttüğü zarif tülü biraz geri iterek �Geçin gidin, kim karışıyor sizin namazınıza, biz taziye için buradayız� diyecek oluyor. Cemaatin bakışları öylesine sertleşiyor ki, bu hanımefendi çaresizlik içinde en kenara atmak zorunda hissediyor kendini.
Camiden ayrılırken yanımdakilerle konuşuyorum. �Bugün buraya cenaze namazı için gelenler herhalde böyle bir manzara ile ilk kez karşılaştılar. Teşvikiye Camii�nde bu manzarayı görmeleri mümkün değil� dedim.
Birlikte olduğum Bahattin Yücel ilginç bir yorumda bulundu: �Ben bugün yaşananlardan memnun oldum aslında. Çünkü türbanı basit bir özgürlük ve demokrasi sorunu gibi algılayıp hoş görenler, aynı kesimin demokrasi adı altında dayatmacı tavırlarını görmüş olmalılar. En azından bugün buraya gelenler umarım gerçeği kavramakta artık direnmezler.�
*****
Başarılı bir türbanlı kadın neden yok?Geçen hafta Sakıp Sabancı Müzesi�nde Akbank�ın kadınlara armağanı olan Sedef Kabaş�ın yazdığı �İpek dokulu başarılar� kitabının tanıtımına katılmıştım. Çok başarılı bir televizyoncu olan Sedef Kabaş 60 başarılı kadınla yaptığı röportajları bir kitapta toplamıştı. Kutlarım.
Kokteylde sohbet ederken espri yapan biri �Hayret kitaba tek türbanlı bile koymamışlar� dedi. Çevredekiler de gülüştü. Çünkü kitabı tanıtan Sabancı ailesinin Erdoğan�a yakınlığı ve türbana olan destekleri biliniyor.
Az sonra aklıma geldi, aslına bakarsanız isteseler de o kitaba türbanlı bir kadın koyamazlardı. Çünkü o 60 kadının düzeyine ulaşmış bir tek türbanlı kadın bile yok ülkemizde. Ne bir yazar, ne bir sanatçı, ne bir düşünce kadını, ne bir bilim kadını ne bir sporcu. Yok yok.
Diyebilirler ki �Üniversitelere sokmuyorlar.� Şu an için doğru olabilir, peki daha önce girenler arasından da hiç çıkmadı.
Ayrıca bu sadece Türkiye için de geçerli değil. Üniversitelere türbanlıların da gittiği hatta tüm kadınlarının son derece özgür yaşayarak kapandıkları Müslüman ülkelerin hiçbirinde bilim, sanat, kültür, eğitim, spor alanında başarılı kadın yok. Türbanlılara ve destekçilerine bu garip gelmiyor mu? Bunca özgürlükle diledikleri gibi kapanmışlar ama başarılı tek kadın çıkaramamışlar aralarından. Neden acaba? Yoksa özgürlük mü fazla geliyor?
Müthiş ittifakBaşbakan�la Genelkurmay Başkanı �iddiasına� yalanlama yarışı içindeler. Konuyu biliyoruz; Türk Silahlı Kuvvetleri�nin Kuzey Irak�tan çekilmesi Amerika�nın isteği ile mi oldu yoksa biz kendi başımıza mı karar verip geri geldik?
Genelkurmay Başkanı �Aksini ispatlayın üniformamı çıkarayım� diyor. Başbakan �Kanıt getirin siyasetçi elbisemi çıkaracağım� diye feryat ediyor.
Tamam, inandık artık. Bizi şaşırtan tam Amerika Başkanı Bush �Türkiye çekilmek zorunda� dediği sırada bizim de zaten çekilmekte olduğumuzu öğrenmekti. Bu bizi yanılttı. Bush�u ciddiye almak, bizim için �özde� ittifaka karşı �sözde� kanıt teşkil ediyor. Hepsi bu.
*****
Öyle horozlar var ki öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.
L. Dumont
http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=166400&Categoryid=4