Aman.Be: Türk ögrenci forum'u - Forum Turkse studenten Aman.Be: Türk ögrenci forum'u - Forum Turkse studenten
Genel Izleyici
 
* Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 09 Eyl, 2010, 23:44:06

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hangi Osmanlı padişahları içki içerdi? - Soner Yalcin  (Okunma Sayısı 3476 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
dyllek
3de Bachelor
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Yer: Anvers-Leuven
Mesaj Sayısı: 1785


Atam izindeyiz....


« : 18 Kas, 2007, 21:42:52 »

Hangi Osmanlı padişahları içki içerdi?


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Ulaştırma Bakanlığı bütçesi görüşülürken, şaraptan alınan yüksek vergi tartışma konusu oldu.

Bakan Binali Yıldırım, "İnsanların ayık gezmesi lazım" diyerek yeni bir içki tartışması başlattı. Bugün devletin üst sivil kadrolarında içki içen kimse yok; herkes ayık."Ayık olmak" bir devlet politikası haline geldi. Bu nedenle devlet seremonilerinde bile kadeh kaldırılmıyor. Bazı çevreler, "Osmanlı Devleti de böyleydi" diyor. Öyle miydi değil miydi; gelin bir göz atalım.

ADI: Osmanzade Taib Ahmed (1660-1724). Şairliği, padişah özel kátipliği ve tarihçiliği vardı. 11 kitap yazdı:

"Hadikatü’l-müluk" adlı eserinde; Sultan I. Osman’dan II. Mustafa’ya kadar 22 padişahın hayatını kaleme aldı.

"Hadikatü’l-vüzera" adlı kitabında ise, ilk Osmanlı veziri Alaaddin Paşa’dan, Rami Mehmed Paşa’ya kadar 108 sadrazamının hal tercümelerini yazdı.

Bizim yararlanacağımız kitabının adı ise "Telhisü Mehasini’l-adab".

Kitabın adından da anlaşıldığı gibi Taib Ahmed Efendi’nin bu eseri; meşhur Arap ilahiyatçı/edebiyatçı Cahiz’in (776-868) "Minhacü’s-süluk" ile tarihçi Mustafa Ali Efendi’nin (1541-1600) "Mehasinü’l-adab" isimli kitaplarının sadeleştirilmiş bir özetiydi.

Sadrazam Damat İbrahim Paşa’ya takdim edilen bu eser 15 bölümden oluşuyordu. 3’üncü bölümde, İslam halifeleri ve Osmanlı padişahlarının özel hayatlarına ilişkin bilgiler mevcuttu.

BAYEZİD’İ İÇKİYE EŞİ ALIŞTIRIYOR

"Telhisü Mehasini’l-adab" adlı esere göre, Osmanlı’nın ilk sultanları ağızlarına içki koymamışlardı.

İlk padişah Osman Gazi, dini bütün Şeyh Edebali’nin damadı olduğundan "kadehin gül rengine rağbet etmemişti".

Ancak: Bu eserin aksine, bazı tarihçilere göre, Osman Gazi Bizanslı beylerle (tekfur) şarap içmişti. Taib Ahmed’e göre, Osman Gazi’nin oğlu Orhan da içkiden uzaktı.

Her iki padişah da içmiyordu ama toplantılarında komutanlarına iltifat etmek maksadıyla içki/"dolu" sunmuşlardı. Bu adet, Yıldırım Bayezid, Çelebi Sultan Mehmed ve Sultan I. ve II. Murad döneminde de devam etmişti.

Taib Ahmed’e göre, "Fatih Sultan Mehmed Han ve Sultan Bayezid-i Veli, komutanları ve vezirleriyle arada sırada iyşü nuş (içki álemi) ederlerdi. Hatta Bayezid-i Veli, Sadrazam Gedik Ahmed Paşa’yı işret (içki) sırasında katletmişti".

Yine kitabın aksine, bir iddiaya göre, Yıldırım Bayezid içki içiyordu. Padişahın içki ve bezm (içki meclisi) düşkünlüğünün sebebi, eşi Sırp prensesi Maria Despina (Olivera) idi.

LAKABI ’SARHOŞ’ OLAN PADİŞAH

Dönelim tekrar Taib Ahmed Efendi’nin kitabına:

Yavuz Sultan Selim içki kadehine fazla iltifat etmezdi, ancak ara sıra içerdi. Heyhat, çabuk sarhoş olup şiir okurdu. Bir gün bir eğlence sırasında yine sarhoş oldu; ayağa kalktı; elindeki kadehi öne doğru uzattı ve üzümden ilk şarabı çıkardığı iddia edilen İran Şahı’nı anımsayıp şiir okudu:

"Bint-ül inebin bikrini Cem etti izale."

(Üzümün kızının bekáretini Cem yok etti!)

Kanuni Sultan Süleyman’ın, ilk zamanlarında musiki dinlerken içki içmişliği vardı. Ancak daha sonra içkiyi yasakladı.

"Osmanlı’nın yasağı üç gün sürer" deyimi doğruydu. Kısa bir zaman sonra içki yasağı unutuldu, meyhaneler yeniden açıldı.

Padişahlar arasında içkiye en düşkün isim II. Selim’di. Lakabı "Sarhoş" idi. Bu dönemde sınırsız içki serbestliği vardı.

İlginçtir, II. Selim içkiye düşkün olmasına rağmen, beş vakit namazını da kaçırmazdı. Ve sonra, Halvetiyye Şeyhi Süleyman Efendi’nin telkiniyle içki içmeye tövbe etti. Hatta bir gün hastalandığında hekimlerin iyileşmesi için verdiği ilacı, "içinde içki vardır" diye içmedi.

İçkiye karşı padişahlardan biri de III. Murad’dı. İçki içmediği gibi huzurunda lafının edilmesinden bile hoşlanmazdı. Bunun altında yatan sebep ise şuydu: Şehzadeliği sırasında babası II. Selim bir gün kendisini içki sofrasına çağırdı. İçki içmesine izin verdi. Ama padişah daha önce Harem Kethüdası Hekimbaşı Kurdoğlu’na, şarap kadehinin içine baş ağrısına neden olacak bazı maddeler koymasını istemişti. Şehzade bu oyundan habersiz şarap kadehini ardı ardına içince birkaç gün baş ağrısından duramadı ve içkiye tövbe etti.

Bir diğer padişah, III. Mehmed de babasının yolundan gitti; içki içmedi. Ama onun döneminde Osmanlı kötü bir alışkanlıkla tanıştı: Tütün.

Allah’tan tütün günah değildi!

Osmanlı padişahlarının içkiyle ilişkileri hep inişli çıkışlı oldu.

İçki yasağı bazen şiddetle uygulandı, bazen ise görmezden gelindi.

Bu uygulamalarda, padişahların kişisel yaşamlarının etkisi vardı:

Örneğin, I. Ahmed çok dindardı ve onun döneminde içki yasağı çok etkiliydi.

MEYHANEYİ ÖVEN ŞEYHÜLİSLAM

Osmanlı Devleti için 17. yüzyıl, "duraklama" dönemiydi.

Osmanlı savaş kaybettikçe gericileşti. İçki yasakları bu dönemde arttı. Tüm kötülüklerin sebebi bu uğursuz içkiydi!

IV. Murad kendisi içmesine rağmen halka alkol, sigara ve kahve kullanılmasını yasakladı. İçki içenler darağaçlarında sallandırılırken IV. Murad’ın Şeyhülislamı Zekeriyazade Yahya Efendi bakın şiirinde ne diyordu:

"Mescitte riyamişler etsin ko riyayı/ Meyhaneye gel kim ne riya var ne mürai..." (Bırak mescitte ikiyüzlüler devam etsin riyakárlığa/ Sen meyhaneye gel ki orada ne riya var ne riyakár.)

Eee, şimdi bu şiiri nasıl değerlendireceğiz?

Neyse devam edelim.

Sultan İbrahim döneminde yeni keyif verici maddeler ortaya çıktı: Bunların başında, burundan çekilen enfiye (burun otu) vardı.

Bir tür uyuşturucu olan enfiyeyi zamanla padişahlar ve sadrazamlar kullanacaktı.

Bir sonraki padişah IV. Mehmed, avcılığa ve eğlenceye çok düşkün olmasına rağmen içkiden uzak durdu. Hatta yasakları katılaştırdı.

Ve 17. yüzyıldaki içki yasağı, Osmanlı’yı yeni bir alkol çeşidiyle tanıştırdı: Rakı.

Rakı, -görünürde sudan farklı olmadığı için-, içki yasağını delmek maksadıyla Osmanlı’ya giriverdi.

Görüldüğü gibi, bize ait zannettiğimiz rakı maalesef "milli içkimiz" değildi. "Rakı" sözcüğü Türkçe değil Arapça’ydı. Arap ülkelerinde "arak" denilmekteydi.
Rakıyı Osmanlı Sarayı da pek sevdi. III. Ahmed, çoğunlukla geceleri hünkár sofasında, balkonda yumuşak yastıklar içinde yarı yatmış bir halde oturur, sadrazamı, şairleri ve dalkavuklarıyla rakı içerdi.

Bir sonraki padişah I. Mahmud da içkiyi seviyordu.

İçkinin seyri 18. yüzyılda da değişmedi. Bazen yasaklandı, bazen serbest bırakıldı.

Ne zaman paraya ihtiyaç duyuldu, içki içimi serbest bırakıldı. Çünkü alkolün alım satımından alınan "Zecriye Vergisi" hayli yüklüceydi!

Fındıklı Mehmed Ağa bu durumu "Silahdar Tarihi" adlı eserinde şöyle yazdı:

"Hazine çok sıkıntı içindeydi, içki yasağı kaldırıldı. Meyhanelere ve tütün içmeğe izin verildi. Tütüne de ayrıca gümrük kondu."

Aynen bugün gibi, ithal edilen içkiden alınan fon getirisi hayli iyiydi.

EN İÇKİCİ PADİŞAH: II. MAHMUD

Osmanlı Sarayı tarih boyunca ne trajedilere tanıklık etti: III. Mustafa, yemeğine zehir konularak öldürüleceği korkusu nedeniyle hep panzehirler kullandı ve bunun sonucu uyuşturucu bağımlısı oldu!

Osmanlı’da içkiye savaş açan son padişah, III. Selim oldu. Musikiye olan ilgisiyle bilinen bestekár padişah, ne kadar meyhane varsa hepsini kapattı. Yasağa rağmen içki içmekte ısrar edenleri astırdı.

Sonra ne oldu:

Son dönem Osmanlı padişahları arasında içkiye en düşkün kişi II. Mahmud, yasakları deliverdi.

Tarihçi Necdet Sakaoğlu’na göre, Abdülmecid içki bağımlısıydı; bazı geceler körkütük sarhoş durumda mabeyinciler tarafından arabasına konulup saraya götürülürdü.

II. Abdülhamid’in anılarına göre, kardeşi padişah V. Murad’ı içkiye alıştıran, geceleri sık sık buluştuğu şair Namık Kemal’di.

II. Abdülhamid’in de içtiği biliniyor. Ama o ne rakı, ne şarap içiyordu. O, "şeker suyu" rom içiyordu!

"Batıcı İttihadcılar’ın Padişahı" V. Mehmed Reşad, ağzına içki koymazdı.

"Hain olup olmadığına" henüz karar verilemeyen son padişah Sultan Vahideddin de içki kullanmayanlar arasındaydı.

Gelelim sonuca: Şimdi biz meseleyi "ayık kafa" sorununa indirgeyip padişahların, şehzadelerin içki içmelerindeki temel meselelere gözümüzü kapatıp, "Osmanlı’yı büyütenler, ayık kafa ile gezmiyordu, batıranlar ise hep ayıktı" gibi absürd bir değerlendirme yapabilir miyiz?

Ama ne yazık ki yapanlar var!

İÇKİ İÇEN HALİFELER!

OSMANZADE Taib Ahmed’in "Telhisü Mehasini’l-adab" kitabında İslam halifelerinin içkiyle ilişkileri de yer alıyor.

Halifeler fethettikleri topraklarda içkiyle tanışmışlardı. Oysa İslam’ın ilk yıllarında sert bir yasak vardı.

Hz. Ömer, hamamda vücudunu şaraplı suyla yıkayan Halid Bin Velid’e, "Şarabın içilmesi kadar vücuda sürülmesi de yasak" demişti.

Gelelim halifelere...

Tarihçi Taib Ahmed Efendi, halifeler hakkındaki bilgileri, İslam dünyasının önemli ilim adamları arasında gösterilen Cahiz’in (776-868) "Minhacü’s-süluk" adlı kitabından almıştı.

Bu kitapta, içki içen Emevi ve Abbasi hükümdarları şunlardı:

"Müslümanlar arasında içkinin yayılmasının nedenlerinden biri de, Emevi halifelerinden Yezid Bin Muaviye, Abdulmülk Bin Mervan, Yezid Bin Abdulmülk, Velid Bin Yezid gibi kimselerin içki düşkünü olmalarıydı. Arap hükümdarlarından Numan ve Hişşam ile küçük emirliklerden çoğu haftada bir gün işret ederlerdi (içerlerdi).

(...) Emevi hükümdarlarından Yezid bin Velid ayyaş idi; vaktini sarhoş olup ayılmakla geçirirdi. Abdülmelik ayda bir kere; Velid Bin Abdülmelik haftada bir kere; Süleyman ve Merdan Bin Mehmed üç günde bir kere içerlerdi.

(...) Abbasiler’den zevkusefa sofralarına en ziyade rağbet eden halifeler; Hadi, Reşid, Emin, Me’mun, Mu’tasam, Vasık, Mütevekkil idi. Abbasi halifelerinden Ebul Abbas haftada bir kere salı gecesi içerdi. Hadi ve Mehdi iki günde bir kere; Harun ve Me’mun haftada iki kere içerdi. Bunlar nihayet giderek ayyaş olmuşlardır. Mu’tasım, perşembe ve cuma günlerinde ve toplantılarda içerdi. Ama Vasık, cuma gecesi ve toplantı günlerinde içmez, diğer geceler içmezse uyuyamaz, rahat edemezdi."

Emevi ve Abbasiler’den içki düşkünleri olduğu gibi içkiye karşı hükümdarlar da vardı. Örneğin, Emeviler’den Ömer Bin Abdülaziz ve Abbasilerden Muhtedi ile Mansur gibi birçok halife de içkiye karşı mücadele vermişlerdi.

Fatimiler’den Mustansır içki sofraları kurdurmasıyla bilinirken, Hakim Biemrillah tam tersine içkiye düşmandı.

İslam içkiye izin vermiyordu. (Maide Suresi 90-91 ve Bakara Suresi 219).

İslam inancına göre içkinin bir damlası bile haramdı. İçki murdardı. Bu nedenle içenlerin cezaya çaptırılması gerekiyordu.

Bin Harep, Velid Bin Akabe, Yezid Bin Muaviye, Ömer Bin Hattab vs. İslam’da içki cezası alan ilk isimlerdi. Aslında mazeretleri vardı: "Biraz ferahlamak" ve "türlü düşüncelerden kafalarını kurtarmak!" gibi.

Nedeni ne olursa olsun, yasağa, cezaya rağmen, bazı halifeler hem de konumlarını bile göz ardı ederek, haram olduğunu bile bile içki içmişlerdi.

Eh ne diyelim; günahları boyunlarına!

BUNLARI BiLiYOR MUYDUNUZ?

TÜRKLERİN milli içkisi, kısrak sütünden mayalanma yoluyla yapılan kımızdır. 1960’lı yıllarda bazı Türkçü/Bozkurtçu gençler rakı, şarap değil, "milli içki" diye kımız içerlerdi. Ülkücülüğe ne zaman "Türk-İslam Sentezi" yerleşti, bu hareket içinde kımız içme geleneği son buldu.

İçki yasağı hiçbir dönemde hiçbir ülkede tam olarak uygulanamaz. Ayrıca bazı İslam düşünürleri, kimi hadislere dayanarak İslam’ın içkiye izin verdiğini ispat etmeye çalışırlar. Bunlardan biri de Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un damadı, ilahiyatçı Ömer Rıza Doğrul’dur. İslamiyet ve dinler tarihi üzerine eserler vermiş Doğrul, iyi bir içiciydi. Sirkeci’deki Konyalı Lokantası’nda hem içkisini içer, hem de yazılarını kaleme alırdı. Kuran-ı Kerim’i "Tanrının Buyruğu" adıyla Türkçe’ye çevirdi. "Çeviri parasını içkiye yatırdı" diye çok eleştirildi.

Milli Şair Mehmet Akif Ersoy, 24 yaşına kadar içti, sonra bıraktı. Yakın arkadaşı Neyzen, Mehmet Akif’i içkiye başlatmak, Mehmet Akif ise Neyzen’e içkiyi bıraktırmak için çok uğraştı. İkisi de başarılı olamadı.

Türk ressamları arasında en çok içki içenlerden biri de Çallı İbrahim’di. Neyzen, bir akşam elinde rakı şişesi Çallı İbrahim’e giderken, Bakırköy Hastanesi’nin başhekimi Mazhar Osman’la karşılaştı. Mazhar Osman, daha hastaneden yeni çıkan Neyzen’i elinde şişe ile görünce çok kızdı. Hemen şişeyi kendisine vermesini istedi. Neyzen, içkinin yarısının Çallı İbrahim’e ait olduğunu söyledi. Mazhar Osman, "O halde hemen yarısını boşalt" dedi. Neyzen, "Boşaltamam, üstteki bölüm Çallı’nın" yanıtını verdi!

Türkiye’deki siyasal İslam’ın manevi lideri Necip Fazıl Kısakürek, uzun bir dönem içki içip kumar oynadı. Ama daha sonra ikisine de tövbe etti.

Şair Yahya Kemal, içki masasında en küçük bir münasebetsizliği bile hoş karşılamazdı. Yakın arkadaşı Yakup Kadri Karaosmanoğlu’ndan öğrendiği Bektaşilerin, "Masaya nasıl oturdunuz ise öyle kalkınız" sözünü pek severdi.

İslami temelde gelenekten kopmayan Batılı bir yaşamı savunan şair Namık Kemal, rakıya pek düşkündü. Babası, II. Abdülhamid’in Müneccimbaşısı Mustafa Asım her mektubunda adeta oğluna yalvarırdı: "N’olur şu içkiyi biraz azalt!"

Bülent Ecevit içki sevmezdi. Turgut Özal, Semra Hanım’ın ısrarıyla sadece bir kadeh konyağa hayır demezdi. Süleyman Demirel ise keyifli olduğunda bir iki kadeh içerdi.



Soner Yalcin
Hurriyet
Logged

Herkesin bakmadigi yonden bak dunyaya. MEVLANA

Gençler, siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.Mustafa Kemal ATATURK (Seni Sevmeyene Ben Turk Demem)

What doesn't kill you, makes you stronger...
AsqaN
aman ozan
1ste Middelbaar
*****
Offline Offline

Yer: LeuVeN
Mesaj Sayısı: 578


Gücünüz Yetmedi mi ? //


« Yanıtla #1 : 18 Kas, 2007, 21:48:50 »

sizce bu ara$tirmanin çiki$ noktasi ve amaci nedir ?
Logged

 
->

Kırgız\'am, Özbek\'em, Kazak, Türkmen\'em ,
Başkırd\'am, Kerkük\'em, ele görk menem ,
Senin gözlediyin garip Türk menem ,
Selam, darağacı... Aleyküm selam !

TeñRi BiZ MeNeNi ~     ‡      ~    ×   
billions
4de Middelbaar
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 824



« Yanıtla #2 : 18 Kas, 2007, 21:55:21 »

bilgi?

Bu arada Yahya Kemal icmiyordu belki ama, su beyitler ustadin elinden:

Sinmisti si'ri ruhuma ulvi keder gibi;
    Absente damla damla sizan seker gibi.

Absent: http://en.wikipedia.org/wiki/Absinthe
hafife alinacak icki degildir. cok agir, ve "gercek" Absent mesela Belcikada yasak. Hos Anvers'i merkezinde "Appel" adinda kucuk bir kahve var, orda kisi basina günde bir bardak satabiliyorlar, ama bu da "gercek" Absent degilmis.

Yani, demek istedigim su: acaba bizim Yahya Kemal gizliden gizliye mi iciyordu? Yoksa icen arkadaslari vardi, onlardan mi gördü? Absent icip "masadan oturdugun gibi kalkmak" biraz hikaye gibi geliyor bana, ama bilemiyecegim.
Logged

AKP meyveleri satacağına ağaçları satıyor. Seneye meyve isteyenler, bu meyveleri ağaçların ecnebi sahiplerinden almak zorunda kalacaklar.
Cicero
5de Leerjaar
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 368


« Yanıtla #3 : 18 Kas, 2007, 22:00:16 »

Het is mij welbekend dat de AKP ministers, burgemeesters en gouverneurs op gelegendheden en recepties géén alcohol toestaan. Ook als er buitenlandse gasten aanwezig zijn. Wat denken die mensen, dat je na een glaasje wijn zat wordt en in staat van openbare dronkenschap verkeert? Burgerlijke wetten laten alcohol toe, maar de AKP mandatarissen beroepen zich op islamitische wetgeving binnen hun ambtelijke functies, wat ik zorgwekkend vind.
Logged
billions
4de Middelbaar
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 824



« Yanıtla #4 : 18 Kas, 2007, 22:01:39 »

huh? doen ze dat echt? bi bu eksikti
Logged

AKP meyveleri satacağına ağaçları satıyor. Seneye meyve isteyenler, bu meyveleri ağaçların ecnebi sahiplerinden almak zorunda kalacaklar.
RipO
1ste Leerjaar
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Yer: LIMB
Mesaj Sayısı: 123



« Yanıtla #5 : 19 Kas, 2007, 23:38:52 »

Sence ney icin bunlar aciklandi Asqan ?
Logged

biliyorsan konuş ibret alsınlar, bilmiyorsan sus da adam sansinlar
yakamoz
5de Leerjaar
***
Offline Offline

Yer: bahçıvanımdır ve istenilen yere giderim...
Mesaj Sayısı: 379


Son öten oraz.


« Yanıtla #6 : 20 Kas, 2007, 01:11:21 »

sizce bu ara$tirmanin çiki$ noktasi ve amaci nedir ?
bir o köpekler ısırıyor bir de bu köpekler; bırakın saçma konuları da bu Vatan'ın sorunlarını ele alalım

not: köpek kelimesi hatalı değildir ve buradan silinmesi bu iletinin tamamını anlamsız bırakacaktır. saygılarımla.
Logged

Bir millet dilini kaybederse, tarihten silinmeye mahkûmdur!
Eğitim bozulduğu an, sistem çökmeye mahkûmdur!
”AB Türkiye’yi Sevr benzeri bir proje içine sokmaya çalışıyor. Ben AB’ye sonuna kadar karşıyım.”
Sultan Meliksah
2de Leerjaar
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Yer: Karaman-Houthalen-Leuven
Mesaj Sayısı: 199

Islam ruhumuz, Türklük bedenimiz


« Yanıtla #7 : 20 Kas, 2007, 02:02:02 »

Gereksiz bir konu... Içki içen kendine, içmeyende kendine tartismaya degmez...
Logged

EY TÜRK MİLLETİ Üstteki mavi gök çökmedikçe, alttaki yağız yer delinmedikçe senin devletini ve yasalarını kim bozabilir ... BİLGE KAĞAN (OĞUZ HAN)
HILAL
1ste Middelbaar
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 562



« Yanıtla #8 : 20 Kas, 2007, 12:53:18 »

hurriyet....

ne aptalca bir yazi... zihniyet bozuklugu var herhalde bunu yazanlarda...

resmen hakaret ediliyor.. iclerinde bulunan Yavuz sultan Selim, Fatih sultan Mehmet, Mehmet Akif Ersoy... dindarliklariya tanilan insanlar... bu kadarda olmaz...

 Ataturk icki iciyor diye , herkesi icki icen insanlar yaptilar .. tovbe tovbe...icen icer,ama bu resmen garamet Angry


bence bu yazinin cogu  uyduruk , inanmadim


Logged

Ne dinsiz TURKUM, ne de soysuz MUSLUMAN
Ikisindende rabbime siginirim,el aman
MUSLUMAN-TURKUM, kur’animdir tek rehber
Kalbimde iman, dilimde dokuz tekbir
Allahu ekber… Allahu ekber… Allahu ekber
Ne mutlu Turkum diyene!
Ne Mutlu Yavuzun Hiddetinde  Yunus Olabine
Muzzy01
2de Middelbaar
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Yer: Hamme
Mesaj Sayısı: 696


Ya isitiklal, ya ölüm...


« Yanıtla #9 : 20 Kas, 2007, 13:17:49 »

Ben sultan'a katiliyorum, içen kendine içer. Bana degil hesabini vereceksede kendisi verir!
Logged
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Ayarlar
Radyo
Son 10 Yaygaralar:
06 Tem, 2010, 21:21:23
merhabalar...belçika da dil eğitimi ya da master yapmak istiyorum.bu konuda bilgi sahibi olan varsa ve benimle paylaşırsa seviniim.şimdiden teşekkürler.
01 Haz, 2010, 03:43:34
hic universteye baslama, bitmek bilmiyooooooooooooooooooooooooooooo
10 May, 2010, 19:09:16
merhaba!aranizda belçika'da üniversite hakkında bilgisi olan var mı?
13 Kas, 2009, 21:16:36
çay
12 Eki, 2009, 23:36:27
Concert ven Sagopa Kajmer was echt de moeite waard!!
01 Eyl, 2009, 14:24:19
rüku'm Mevlayadir
secdem Mevlaya
Artik hevesim yok fani dünyaya.
Secdede agladim ben doya doya...
islandi seccadem gözyaslarimla....
13 Haz, 2009, 18:30:28
demek yokmus :D
13 Haz, 2009, 18:11:09
Erasmusle Trye giden varmi aranizda?
12 Haz, 2009, 11:06:34
burda genelde kimse olmaz...
12 Haz, 2009, 01:58:59
burda olan birileri varmı?
Günün filmi
Üye
Toplam Üye Sayısı: 1124
En son: kaniitmc
İstatistikler
Toplam Mesaj Sayısı: 34383
Toplam Konu Sayısı: 2281
Bugün Online: 87
Tüm zamanlar Online: 697
(31 Mar, 2008, 02:41:20)
Online Üyeler
Kullanıcılar: 0
Misafirler: 53
Toplam: 53
Haberler
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.3 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

TinyPortal v0.9.8 © Bloc


XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM
Bu Sayfa 0.255 Saniyede 29 Sorgu ile Oluşturuldu