|
billions
|
 |
« : 27 Ağu, 2007, 09:56:28 » |
|
Aman aklımı seveyim.”bukelemun”başlıklı yazılı düşüncelerimi siz sevgili Müdür’üm ve de sayın Hüdavendigar 1.Murat’ın aklına uyup da herhangi bir şekilde medyaya iletseydim,TC.vatandaşlığım karaya vurmuştu ki,bir daha da yüzdüremezdim.Kendim ettim,kendim buldum’u çal söyle geriye kalan ahir ömründe.Her nasılsa analarının ak sütü gibi iktidar erkini ellerine geçiren siyaset-ticaret-tarikat oluşumunun kılıçlarının önü de arkası da kesiyor artık.İstediklerini abad,istemediklerini berbad edebilecek güce ulaştılar çok partili ve tek sesli Türk Siyasal Sistemi sayesinde.
Siyaset-ticaret-medye ilişkileri içeriğinde susmasını istedikleri Emin Çölaşan’ı koydurdular tek hamlede kapının önüne.Sayfalarından,ekranlarından vıcık vıcık yağ damlayan medyanın bir kesiminde durum bu.
Kalıbına uydurdukları,yasallığı hala tartışılan diğer bir operasyonla medyenın diğer bir kesimini de zaten AKP.denetimine almışlardı seçimler arifesinde.
TRT.derseniz babalarının çiftliği.Haber bültenleri serisi ile”AKP”.ve”Başbakan Erdoğan” propagandasından başka pek fazla işlevi kalmamışa benziyor.
Bu kadar meşakkat altında yine de yiğitçe işlevlerini sürdürmeye çalışan hür basının (!) hali bu.
Yılların gazetecisi Bekir Coşkun’u”ya bizler gibi düşünür ve ifade edersin,veya tabiyetine gireceğin başka bir ülke ara”diye azarlama yetkisini kendinde gören bir siyasi önder için benim gibi bir garibanın esamesi mi olur.Toplar parmakçılarını atıverir vatandaşlıktan gözünün yaşına bakmadan. Arkasından ben yaptım oldu cinsinden bir de kanun,bir daha ülkene de giremezsin,bıraktırmaz! Mazallah eşe dosta hasret gidersin.Erk onda değil mi?”Yooo!o kadar da değil,babalarının çiftliği mi bu ülke” diyecek olursanız;
Evet!babalarının çiftliği,ve de babaların!?
Öyle hukuktu,adaletti,hak aramaydı,etikti,insaftı akıllarınıza getirmemenizi de öneririm naçizen. Danıştay kararlarının bile uygulanamadığı, iktidarların (ayrımsız) düşüncelerine uymayan mahkeme kararlarına itibar etmedikleri,yılların emek,ter,gözyaşı birikimleri ile oluşturulmuş ülke öz kaynaklarını,tüyü bitmemiş yetim haklarını gözetmeyenler kişisel hakları ipler mi?Eşeğini kaybedip tekrar bulduğundaki Nasrettin Hoca mutluluğu kertesinde mutluyum şu an sizlerin aklınıza uymadığım için.”Daha çok tekne ekmek tüketmeniz gerekli”bu ülkeyi tanıyabilmek için. Öyle meslekti,kariyerdi adamı kurtarmaz burada, firaset ilmi görmeniz de gerekli bo bol ki hem de acilen.
Sohbeti biraz da medyanın bu günkü durumuna kaydırsak diyorum laf kucağa düşmüşken. Herkesçe duyulan,bilinen şu Emin Çölaşan meselesine.Ben içinden çıkamadım pek,sizlere danışmak geldi olmayan aklıma .Boston’dan Sivas’a uzanan uzunca bir hat üzerinde değişik kıta,ülke,şehir ve kültür coğrafyasına yayılmış,hayli de mürekkep yalamış sizlere danışmayıp da Kiremitli İlkokulu 5.sınıfından tasdiknameli Sezen Hanım’a danışacak değildim ya.
Hürriyet’te yazan Bekir Coşkun’un,dilinden büyük(boyundan mı deseydim) ettiği laftan ötürü Başbakan’ın Kasımpaşalı ağzından cevabını alması ile uyanma seanslarına giren Aydın Doğan, Oktay Ekşi,Ertuğrul Özkök ve diğerleri:
“Başbakan’ın artık maskesi düştü,Başbakan şimdi büyük gaf yaptı,Erdoğan’ın en büyüh hatası”gibi sözler söyleme cesaretini göstermişler,bu da bir çeşit kazanç.Ooo!!! O’nun o kadar maskesi var ki,ha birinin düşmesinin lafı mı olur,da; demem odur ki,eğer Hürriyet Ekibi gerçekten şimdi böyle düşünmeye başladı iseler”Bu uykudan böyle bir ses duy uyan-M.Şerif”türküsünü günde 5 vakit dinlemeleri gerekmez mi?
Gazete Sahibi’nin,Başyazarı’nın,Genel Yayın Yönetmeni’nin Emin Çölaşan’ın işine son verilmesi için gerekçeleri nelerdir?bize karanlık ya,hayret Doğan Hızlan’a bile karanlık(…mı dersiniz?). Demirel’in söylemiyle”…hiç şık olmadı”sayın Hürriyetçiler.Çölaşan’ın birkaç kitabını okudum fakat,günlük yazılarını devamlı takip ettiğim,favori gezetecilerimden de değildir kendileri.
Bir gün sıranın herhangi bir sebeple sizlere de geleceğinden emin olarak,o gün sizleri kalemlerinin gücü ile korumaya çalışacak ne Emin Çölaşan’ı,ne Bekir Coşkun’u,ne de cumhura hakkıyla reislik edebilen Çankayayı yanınızda bulabileceksiniz bu gidişle.
Sizler de farkına varmışsınızdır,bir de Yeni Osmanlı’lık türedi sosyopolitik sahaya(1920 devrimci kuşağına tepki olarak).Hareket 2.Cumhuriyetçilerle AKP.çevrelerinde çok da tutmuşa benziyor, mevkisi garantili gelecek Cumhurbaşkanı da içlerinde olmak üzere. Normal olan da zaten buydu. Eski Osmanlı,tebasından istediği kulunun kellesini koparmayı,sürmeyi ,mülkünden kovma yetkisini kendinde görürdü,Yeni Osmanlılar Allah için daha çağdaş değiller mi?”…Kabul etmiyorsan git kendine vatandaşı olacağın başka ülke bul”diyor kibarca.Yenilik menilik ya o kadar da değil hani.Muzır akıllara uymayıp,yarım da olsa kendi aklıyla hareket edenin ömrü böyle mutlu surer gider.
Huzur içnde yatsın Neyzen Tevfik;
“Yumruk aynı yumruk / Ne varki el değişti”derken haksız mı?
Z.Ö
|