Simdilik fazla resim bulamadim kendisine ayit olan. Tarz olarak minaytur diyolar.

Sanat tarihçiler yaşamı ve kimliği bilinmeyen Mehmet Siyah Kalem'in yapıtlarını inceleyerek betimleme tarihini 15. yüzyıl olarak saptamışlardır. Ancak yapıtların içerdiği unsurlara bakıldığında 12. yüzyılda Maveraünnehir bölgesine göçen bozkır boylarının getirdiği pagan töre ve gelenekler, mitler ve söylenceler; kılık kıyafet, kadınların çarşafları, erkeklerin sarıkları gibi detaylara rastlanır . Bu oldukça ilginç bir tarihlendirmedir. Dede Korkut Oğuznameleri'nin 9. ve 11. yüzyıllardan itibaren oluşturulduğu ancak basılı hale 15. yy. da geldiği bilinmektedir. Siyah Kalem'in betimleri Dede Korkut dünyasını canlandırmamıza yardımcı olmaktadır.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Mehmed_Siyah_KalemYAŞAMI ve YAPITLARI
Üstad Mehmet Siyah Kalem'in yaşamı ve kimliği bilinmiyor. Tarih kaynaklarından hiçbiri ondan sözetmiyor. Gerçek adı bile belli değil. Kimi resimlerin üstüne "Kâr-ı Üstad Muhammed Siyah Kalem" (Üstad Mehmet Siyah Kalem'in işi) yazılmış. Doğu'da sanatçının kendisini "üstad" diye tanımlaması olağan değildir. Ayrıca bu adın, sanatçının kendi eliyle, resimlerin belli bir köşesine attığı bir imzadan çok, gelişi güzel şuraya buraya, hatta kimi zaman resimlerine ters düşecek biçimde çiziştirilmiş olması, bu yazının, resimlerin kaydı yapılırken sonradan eklenmiş olduğu düşündürüyor. Nitekim ismin başındaki "kâr" sözcüğüde bunu kanıtlıyor. Bilindiği gibi siyah kalem ya da kara kalem deyimi, rwnk kullanılmayan belli bir resim tekniğini tanımlar. Renkli oldukları halde bu resimlere bu adın verilmiş olması,çizginin alışılmadık bir anlatım gücü göstermesinden ileri gelmiş olabilir. Demek ki genellikle Ortaçağda görüldüğü gibi, burada da, adı sanı belli olmayan bir sanatçının yapıtları ile karşılaşıyoruz. Bununla beraber sanatçıya sonradan verilen bu takma ad benimsenmiş ve sanat tarihine böylece yerleşmiş bulunuyor. Bu sanatçının yaşamış olduğunu kanıtlayan tek belge yapıtlarıdır. Onlar da elimize bölük pörçük geçmiş. Bu resimlerin rulo olarak yapıldıklarını ve sonradan parçalanarak albümlere yapıştırıldığı bilinmektedir. Bunlar bir araya getirildiklerinde büyük boşluklar ortaya çıkmaktadır. Parçaların çoğu kaybolmuş, pek azı elimizde kalmıştır. Bu yüzden rulolar eldeki parçalarla yeniden düzenlenerek eski haline getirilemiyor. Siyah Kalem'in sanatıyla uğraşan sanat tarihçisi, bağlamından koparılmış bir resim yığını üzerinde çalışmak zorunda kalıyor.